HAKKINDA

lilith'ler hakkında

 

Sevgi ve birliğin Lilith’inin benim için doğuş hikâyesi 2011 yılında gittiğim bir iş görüşmesinde oldu. Bu adı ve hikâyeyi görüşmeyi yaptığım kişiden duydum. Hatta kendisi bu isimle bir roman yazmıştı. Aynı yıllarda kristallerin enerjileri ile çalışmaya, onlardan bileklikler yapıp satmaya başlamıştım. Bilmiyordum ki o bilekliklerin dişinin unutulan öz değerini yükseltmek için hizmet edeceklerini.

Patanjali’nin yirmi yüzyıl evvel, “Keşfedilmemiş güçler, melekeler ve yetenekler canlanır ve siz, hayalini bile kurmadığınız şekilde çok daha iyi bir insan  olduğunuzu idrak edersiniz” sözleriyle vurgulandığı gibi, Lilith’lerin kendinizi geliştirmek adına yaşamınızda farkındalık açmasına niyet ediyorum…

LILITH

efsaneye göre lilith

“Lilith sümer tabletlerinde de saklanmış, hikâyesi anlatılmamış bir dişi karakter.

Binlerce yıl sonra yazılan din kitaplarındaysa hikâyesi saptırılarak anlatılmış, şeytanlaştırılmış bir kadın karakteri. 

Annunaki isminde bir ırk gelmiş dünyaya, altın çıkartmak niyetiyle. Çünkü kendi gezegenlerinin yaralanan atmosferini altın kullanacak bir teknolojiyle tamir etmek istiyorlarmış. 

Ama dünyanın gece-gündüz ve mevsimsel döngülerine beraberlerinde getirdikleri köle ırk dayanamamış. Köle ırk çalışamamış, altın çıkaramamış ve isyan etmiş. 

Annunakilerin 2 prensi varmış dünyayı yöneten. Bilim kullanan Enki ve Yönetici-kral olan Enlil. Enki dünya üzerinde o dönemde bulunan ilkel yaşam formlarını incelemiş ve maymun ırkından çalışabilecek bir tür üretmeyi önermiş. Kabul edilmiş. Pek çok deneme sonunda Adem ve Lilith yaratılmış. Adem ve Lilith ilk türler olarak, incelenmek, üzere ve de güzelliklerinden ötürü, cennet bahçesi denilen, Kral Enlil’in ve çevresinin bulunduğu topraklara getirilmiş. 

Yalnız bu yaratım eril bir toplum olan annunakilerin bilinçsiz bir yönlendirmesiyle, Ademin -Lilith’in yöneticisi, hatta sahibi olacak şekilde olmuş. 

İLk kadın insan olan Lilith Kutsal ve Bilge bir dişinin ruhunu taşıyormuş. Bu ruh, Adem’in eşi olmayı, malı olmayı, ona itahat etmeyi istememiş. Böyle olunca Lilith cennet bahçesinden kovulmuş. Çok vahşi olan dünya koşullarında tek başına varlığını sürdürebileceği düşünülmemiş. 

Dünya gelişmelerini sessizce gözlemleyen başka bir ırk – ki o ırka daha sonra Lucifer denilmiş – (Şeytan olduğu söylenmiş sonradan), Lilith’e yaklaşmış ve ona eşit davranan, eşitlik hissettiren bir eş vermiş. 

Böylece dünyada iki  ane dna-kan hattı kurulmuş. 

Biri cennet bahçesindeki Adem ve Havva. 

Diğeri de Lilith ve O diğer ırk. Bu 2 DNA-kan hattı günümüze kadar geldi. 

3. ırk ise bu iki hattın birleşmesinden, karışmasından oluşan bir ırk oldu.  

Lilith ve gelecek çocukları, bilgeliği, eşitliği ve ilahi dişinin gücünü temsil ettiği için şeytanlaştırılmış. Bu arada, Lucifer olarak adland – o ırk cırılan o ırk(ya da varlık) cennet bahçesine de yanaşıp, Adem ve Havva’ya da köle olduklarını, özgür olabileceklerini, dahası kendi çocuklarını yapıp türlerini sürdürebileceklerini  ve de gelişebileceklerini söylemiş.. Yani onlara kırmızı elmayla sembolize edilen bilgelik ağacının meyvasını yemelerini önermiş. 

Yemişler. Ve Bu bilgelikle türlerini çoğaltmak için çiftleşmişler. Ve Tanrı (Annunaki kralı Enlil) Onları da cennet bahçelerinden kovmuş. Onun isteği kendi başına üreyemeyen, iyiyi ve kötüyü ayıramayan, gerektiğinde gerektiği sayıda klonlanabilen bir tür yaratmakmış. Bilim adamı olan Enlil kendi dnasını karıştırarak yarattığı bu türe karşı bağışlayıcı ve sevgi ile bakar olmuş. Onların yok edilmesine izin  ermemiş. Yalnızca cennet bahçesinden kovulmuşlar. Kovulanla Adem&Havva soyu, kral Enlil’in oğulları tarafından kullanılmaya, kontrol edilmeye başlamışlar. Gelişimleri hep yavaşlatılmaya çalışılmış.

Lilith’in soyu lanetlenmiş, ama yokedilmemiş yine Enki’nin koruyuculuğundan ötürü. Bu arada Enki ve Enlil ve onların oğulları da kendi aralarında düşman olmuş zamanla. Enki tarafından olan Tanrılar hem Lilith soyuna ve hem Havva’nı soyuna öğreticiler- yöneticiler olarak  gitmiş toplumlar yaratmış. (Mu, Lemuria, Atlantis…) 

Enlil soyundaki Tanrılar’da Havva tarafındaki insanlardan kendilerine topluluklar kurmuş. Özellikle Enki soyundan olan Tanrıların yönetiminde toplaştırılan Havva ve Lilith soyu birbirine karıştırılmış. 3. Soy böyle olmuş.

Bu boyut unutkanlıkların boyutu; ilk ölüm ve yeniden dünyaya gelişlerinde ruhlar hikâyeyi unutmaya başlamışlar.(binlerce yıl süren ilk hayatlarından sonra)

Lilith soyundan gelenler kendilerini özel görmeye başlamışlar. Havva soyundan gelenler ise kendilerini baskı altında tutulmuş hissetmişler. Böylece yüksek ego ve düşük ego şeklinde iki kutup oluşmuş. 

İlerleyen enkarasyonlarda ruhlar bu 3 kan -DNA hattı üzerinde daha fazla deneyim edinmek için – (ilahi bir kararla-yönlendirmeyle) farklı hatlara geçmişler. 

Yani Lilith DNA hattında hayatlar yaşamış olan bir ruh, daha sonra Havva soyunun DNA hattı üzerinde bedenlenmiş, ya da karışım olan soyun DNA sında… 

Ve de tam tersi… 

Daha bilinçli galaktik ırklar da, daha karanlık galaktik ırklar da bir noktada dünyaya
çekilmiş, bu DNA’lara kendi DNA’larını eklemeye başlamış ve böylece bir DNA havuzu oluşmuş…

Lilith markasının doğuşu


Lilith adını ilk duyduğum yer bir kahve markasının insan kaynakları departmanında yaptığım iş görüşmesiydi. Bana Lilith’i anlatan kişinin aynı zamanda “Lilith” adında bir romanı basılmıştı. 

Birkaç yıl sonra şifa ve farkındalık amacı ile hazırladığım kristal bilekliklerime bir marka arayışına girmiştim. İçimden gelen ses “Lilith” diyordu hep. Reklamcı ve tasarımcı bir arkadaşım ile bir akşam bu marka ve logo tasarımı konusunda konuşmak üzere kahve içmek için randevulaştık. İlerleyen saatlerde kendisinden koçluk aldığım sevgili dostumda aramıza katıldı. 

“Marka ne olmalı?” Diye sesli düşünürken bir anda solumda oturan tasarımcı arkadaşım, sağımda oturan koçum ve bulunduğumuz mekân… Ahh anı vardır ya hani işte öyle bir andı. Çünkü Lilith adını ilk duyduğum kahvecideydim ve o kitabı yazan kişinin ad-soyadı solumda ve sağımda oturan kişilerin ad-soyadlarının birleşimiydi.

Benim için LİLİTH adı ilk o an doğdu.
İşaretler bu kadar net olunca benim için Lilith kendi özlerindeki gücü hatırlamak isteyen, o kutsal feminen gücün sevgi ve birlik ile doğuşuna hizmet için  tohumlarını attı.